HeRşEy

Her şeye dair ...Hayata, Sevgiye, üzüntüye, eve,işe,eşe,bebişlere,kilolara :) kısaca herşeye dair....

08 Şubat 2006

Çalışmak sanırım....

Çalışmak ya da çalışmamak..Çok zor bir soru aslında bu.Cevabı da hiç kolay olmayacak.
Önce kendimden bahsedeyim.
İlkokulda başarılı bir öğrenciydim.Orta okulda hiç başarılı değildim.Zor bir okuldu.Bakırköy de Çavuşoğlu Koleji vardı.Ailem oraya yazdırdı beni.Tam gün sıkı hocalar ve zor derslerdi.
İngilizceden çok çektim orada.Okul bittiğinde bir arkadaşım vardı.O üniversiteyi kazanamayınca bende 2, sınava girmedim.Hayatımın ilk ve en büyük hatasıydı.İyi hazırlanmıştım.Kazanabilirdim.Yıllarca okumadım.Çalışmadım.Yan gelip yattım.22 yaşımdayken canım aşkım birtanecik kocacığımla tanıştım.Nasıl tanıştım?.Telefonda tanıştım.Harika günlerdi.Sözlüyken üniversite sınavlarına girdim.Sözlüm istemedi aslında.Kendimi deneyeceğim dedim.Kazanırsam gitmem dedim.Kazandım.Tatildeyken
Sözlüm aşkım kocacığım öğrendi kazandığımı, haber verdi telefon ile.İstanbul’a döndüm ve ilk işim kayıt olmak oldu.Her hafta ya ben İstanbul’a geliyordum ya eşim (sözlüm) Kocaeli’ye geliyordu.Mekik dokuduk böylece 2 il arasında.Son senemde devamsızlıktan kaldım.Düğün hazırlıkları vardı o sene.Son senenin tekrarını evliyken okudum.Eşim çok destek oldu bana.
Okul bitti.Şimdi ben ne yapacaktım?1 yıl boş boş oturdum.Benim için güzel günlerdi.Eşim için ise işkence.Paranın hesabını ,kıymetini bilmiyordum.Ev geçindirmekten bi haberdim.
Pazardan marketten ne bulsak alıyorduk.Sabahları(öğlen) 13,00 gibi uyanıp gece sabaha karşı uyurdum.Eşimi de her gece oturturdum.Zavallı kavgadan bıkıp uykusuz kalmayı tercih ederdi.
Erkenden uyanır işe giderdi ama artık hayatından bezmişti.İlgisizleşti bana karşı.Çok kızıyordum.Nişanlıyken ayrı evlerdeyken ne güzeldi herşey.Eski günleri özlüyor her gün boşanma kararı alıyordum.Çok fazla kavga eder olduk.Çok kıskançlık yapıyordum.
(hala kıskancım ama o zamanlar ki korkunç derecedeydi)
Bu böyle olmaz dedim.İşe girmem lazım.İş aradım .Hemen buldum.Ön muhasebe ve sekreterlik.Çalışmaya başladım.Berbat bir yerdi çalıştığım yer.Akşama doğru patronların arkadaşları gelirdi. .Bizi erkenden eve yollarlardı.Sabah işe gittiğimde patronun adamları yerlerdeki izmarit ve içki şişelerini,yapışmış çiğ köfte tabaklarını toplamaya çalışırlardı.Ne kadar dayanırdım acaba diye düşünürken patronun kardeşinin (aynı odada çalışıyorduk) psikolojik sorunlu olduğunu anladım.İşe yürüyerek gelirdi.Gelir gelmez adamları sokaklara yollar ;birini ezdim bakın yaralımı derdi.Bazen lavaboda mikroplar görürdü.Temizlikçi kadına 2-3 saat lavabo ovdurur başında beklerdi.Yangın çıktı sokakta diye itfaiyeyi arardı.Bakın bakın adamı öldürüyorlar derdi.Bu halisünasyonları bende görmeye başlamadan buradan ayrılayım diyordum artık kendi kendime.Bir gün işe geldim.Kimse gelmemişti.İçersi iğrenç kokuyordu.İçki sigara.Çalıştığım odanın kapısını açıyorum ama aralanıyor açılmıyor.Deli oldum.Sıkıştığını düşünüp hızlıca bir tekme attım.İçerden bi çığlık.
Aman Allahım.Adam içmiş sızmış.Don gömlek uyuya kalmış şirkette.O son günümdü orada.
Çok aradılar özür dilediler ama yok almayayım dedim.İyi insanlardı.Bize(benden başka kızlarda vardı.)zararları olmadı.İcecekleri zaman erkenden bizi yollarlardı görmeyelim yada rahatsız olmayalım diye.Yinede hoş değildi akşam orada yaşananlar sabahki manzaralar.Hepimiz ayrıldık oradan.
Staj harici ilk iş yaşamım 2 ay bile sürmedi.
Acemi çaylaktım halen.Birkaç ay sonra aynı sokakta bir Mali Müşavir’lik bürosuna gittim.Patronun yanına girdim.Para almadan çalışacağım burada dedim.Adam çok şaşırdı ama olur kızım dedi.2 ay içinde her şeyi varsa öğrenmeye çalıştım.Çok kolaydı ya.Bana kolay gibi gelmişti ama ne yapayım.Para almadım.Öğlen yemeğine eve yollarlardı ama gitmezdim.Onlarla makarna yerdim.2 abim vardı.İkisi de şu an benim vermeye çalıştığım sınava hazırlanıyorlardı.(acaba kazandılar mı?)....Onlar taşındı sonra oradan.
Ben biraz tecrübeli olarak iş aramaya başladım.Aylarca iş aradım.Bulamadım.Sanki birisi sabotaj yapıyordu bana.Gitmediğim yer kalmadı.Yok, iş miş yoktu.3 ay sonra eve çok yakın olan bir yerden(9 yıldır buradayım) telefon geldi.Görüşelim dediler.Aynı gün 2 yerden daha tel geldi.Ertesi gün arkadaşın bana 3 yerin daha eleman aradığını söyledi.Bu neydi şimdi.Hepsi ile görüşeyim diye düşündüm.İlk görüşmem buradaydı.Eve yakındı.Saatler uygundu.Diğer yerlerdeki maaşlar daha tatminkardı ama ya iş evime uzaktı(arabam yoktu o zamanlar) yada çalışma saatleri fazlaydı.Eşim en geç 18,30 da evde olmamı isterdi.Böylece şimdiki iş yerim ile anlaştık ve ben SEKRETER olarak işe başladım.
Çok çektim ilk aylar burada.Sadece ön muhasebe ve sekreterlik.Dışarıya fatura yatırmalar,vergi daireleri.Düşündüm ki boş işler.Patronlarla konuştum.Ben muhasebeyi burada tutmak istediğimi her şeyin firma içinde olmasını istediğimi söyledim.(Hatamı yaptım acaba..?)Büyük cesaretti.Hiçbir şey bilmiyordum.Kabul ettiler.Muhasebecimiz biraz bozuldu sanırım.Öğretmemek için ellerinden geleni yaptılar.Ben öğrendim ama her şeyi.Yanımda yardımcımda var uzun yıllardır.
Çok uzadı bu yazı sobeleyen de pişman olacak nerdeyse..
Sonuç olarak sekreter olarak başladığım yerdeyim halen.Muhasebecilik sınavlarına hazırlanıyorum.Bu kadar yılda değişenler..Herşey benden soruluyor.Genel muhasebe,İmalat,ihracat,ithalat,Kdv iadeler,leasing,Kosgeb,Teşvik,personel,ödemeler ...
İş saatlerim esnek.Rahatım.Karışanım yok.Ha maaş mı?
Statüm arttı,kariyerim var ama halen sekreter maaşı alıyorum ne yazık ki..Üst düzeye yakın sekreter maaşı..Hakkım fazlası ama onlar artık babam gibi gerçekten.E bu rahatlığa da ne yapayım olmaz ayrılırım diyemiyorum.Bulamam başka yerde bu kadar rahatı.Hiç paraya sıkışmadım.Her an avans borç alabilirim.Hatta geri bile almazlar bazen.İstediğim an izin alabilirim.Dış işlere arabamla giderim.Benzinimi koyarlar.Kısaca onlar bensiz ben onlarsız olmaz artık.
Sınavı verirsem planım buradan ayrılmadan hariçten birkaç defter tutmak.Hazır elimin altında büro var nasıl olsa.. J Elemanda var.. J
Kesinlikle çalışmak güzel..Hafta sonu işim gücüm yoksa ölüyorum sıkıntıdan evde.
Ama................
İşe saat 10,30 gibi gelip 15,00 gibi çıkmak isterdim.
Altın günlerine gitmek, Sabah kahvaltımı çocuklarımla evde yapmak,onlara çok fazla vakit ayırabilmek,Vakit kısıtlaması olmaksızın banyo yapabilmek,saatlerce kuaförde kalabilmek,hamama ,saunaya gidebilmek,semt pazarlarını doyasıya gezebilmek,Sabahları yürüyüş yapmak,eşimle istediğim an başbaşa kalabilmek(en büyük zevkimiz başbaşa kahve höpürdetmektir ama artık çocuklar bizden önce dalıyor fincanlara)..
Eşimi çalışmaya başlayınca iyi anladım.Yoruluyor insan.İşin ilginç yanı roller değişti.O gece çalıştığı için sabaha doğru yatıyor öğlen uyanıyor.Birbirimizi göremiyoruz.Evde olduğu zamanda pc başından ayrılmıyor.Ama şikayetim yok.Bende kendime bir sürü uğraş buluyorum.En büyük kavgamız ev ve çocuklar.3 erkek evin bazen altından girip üstünden çıkıyorlar.Evi toplamak temizlemekten zor oluyor.
Çalışmak güzel,para kazanmak güzel,eve elin kolun dolu gitmek çok keyif verici.
Kapıda ufacık bıcırıklarımın koca koca gözlerle “Bize ne getirdin annniii” sorularını duymak harika..Ah birde eve geldiğimde yemekler hazır,ev derli toplu olsa......Beni bu yazıdan sonra sanırım kimse sobelemez artık..

15 YORUMLAR:

<

< <